Yorucu bir gündü. Marmara Üniversitesi Hastanesine saat 16:00 da gidersen tabi saf saf kilitli kapılara bakarsın. Yolda kaybettiğim zamana mı yanayım, hastanedeki işimin 10 dakika önce gelseydim hallolabileceğine mi yanayım. Yarın yine aynı yollar beni bekler ancak tabi daha erken kalkmak lazım. Dönüşte Güven ile Bakırköy’de takıldık biraz. Yemek yedik, lak lak ettik. Yarım saat önce oturdum bilgisayarın başına. Midemi dinlendirmek için sodamı, ruhumu dinlendirmek için de “november rain” şarkısını açtım. Boynu bükük kuzenim Cem’in yüzüme tokat gibi vurduğu bi hatırlatma bu yazıyı yazmama sebep oluyor. Bakalım şu aralar neleri yapmayı planlamışım da yapmamışım.

  • Gönenç (kardeşim) ile ilgilenmiyorum şu aralar.
  • Aylar sonra bilgisayara anti-virüs ve anti-arp gibi güvenlik programları kurmayı Güven’in bilgisayarına verdiğim çeki düzen sonunda yeni hallettim. Ancak hala eksik güvenlik eksiklikleri (kendimce) var.
  • Bi çok kişiye site sözüm var inşallah finallerden sonra tatlıya bağlıyacağız hepsini.
  • Bi üstteki maddenin alt başlığı gibi gözüksede başlı başına bi olay. Cem’in okulundaki Güneş Enerjisi Arabası Takımının sitesi hala yok. Bilin bakalım kim yapacak :Q. Yazık lan şimdi kendimi onun yerine koyunca hak verdim herife.
  • Mızıka alıcam kendime.Artık işler öyle bi hal aldı ki kendimi bile erteliyorum. Aha yarın aha bir gün derken alamadık mızıkayı.
  • İbrahim harika bi gitar hocası ancak hala gerektiği kadar gitar bilmiyorum. Sonradan fark ettim ki ben yeteri kadar çalışmıyormuşum. Bunu fark etmeme de Ferhat neden oldu. Gitarı alalı bi kaç hafta olmasına rağmen adam şakır şakır gitar çalıyo.
  • Okula başlamadan yaz tatilinde acayip bi sistem oturtmuştum kafamda. Ancak gel gelelim ki ders notlarını ayırıp düzene sokup yerleştireceğim dosyalar bile boş duruyo.
  • Herhangi bir yere giderken aniden şarjı biten ve akabinde yolun ortasında küfürler savurmama neden olan mp3 çalarımı bir gece önceden prize takmayı hala unutuyorum.
  • Bilgisayarımda hala düzensiz dosyalar var. Arşivleme olayında zayıfım biraz. Her ne kadar fotoğraflar ve müzikler çok muntazam şekilde duruyor olsada geri kalanı tam bi rezalet dosyalar içinde kaybolmamak elde değil.
  • Acilen Linux öğrenmem gerekiyo ama bilgisayarda kuracak ikinci bi harddisk olmaması kurup üzerinde çalışmamı engelliyor. Bu kısmen benim hatam değil aslında. Dış etkenler durumuna giriyor.
  • Takip ettiğim sitelere girmiyorum uzun zamandır.

Bunlar belki olayın yüzde onluk bir kısmıdır belki ama aklıma gelenler bu kadar. Yine aklıma gelenler olursa eklerim.

Şimdi dönüp baktım da “ulan ben bu kadar zaman ne yapmışım” dememe neden oldu şu liste. Yinede bardağın dolu olduğu taraflar da var belki daha sonra da onlardan bahsederiz. Bu yazıyı da kuzenim Cem’e ithaf ediyorum. Yıllardır kahrımı çeken, hatalarımdan ders çıkarmamı sağlayan, yol gösteren, ihtiyacım olduğunda bana yardım elini uzatan Cem.


«   |   »


Yorumlar (4)

  • cem | 30 Ocak 2009, 01:14

    zor be emre….

  • lowrider | 30 Ocak 2009, 01:15

    çok zor…

  • Eren Başar | 03 Şubat 2009, 05:04

    “Herhangi bir yere giderken aniden şarjı biten ve akabinde yolun ortasında küfürler savurmama neden olan mp3 çalarımı bir gece önceden prize takmayı hala unutuyorum.”

    Aaaa bu benim lan :D

  • Burak Kanmaz | 15 Mart 2009, 19:02

    Linux için en ideali sanal bir makineye kurmaktır. Hem boot kısmını bozmazsın hem de istediğin anda işletim sistemleri arasında geçiş yaparsın. VMWare ile linuxu kurmanı öneririm ;)

  • Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.