Blues kavramını sağdan soldan alıntılar yapmak yerine duygularımı katarak kendim yorumlayayım size. Bana göre blues uçuran müzik diyebilirim. Sizi hem tedavi eder hemde uçurur. Kafanız bozuk olduğunda dinlerseniz kendinizi toplarsınız veya kafayı bulduktan sonra dinlerseniz tehlikeli işler yapmanıza neden olabilir. Hatta bi kesimin iddaalrına göre blues dinleyen birinin normalde kullanırken sigara veya alkol kullanmaya ihtiyacı olmaz buda tedavi edici yanı sanırım. Amerikada köle Afrika kökenli zenciler tarafından Amerikan sivil savaşından önce keşfedilmiştir. Zenciler bu müzik türünü genelde özellikle pamuk tarlalarında zorla çalıştırılrken dinlerlermiş. Hatta öyleki bir zaman New Orleans’da Congo Meydanı (Congo Square) adı verilen bir yerde kölelerin pazar günü boş zamanalrında bu tarz müzik yapmaları için beyazlar izin vermiş. Çeşitli bölgelere ait çeşitli türler mevcuttur (texas blues, memphis blues, chicago blues, delta blues) yine aynı şekilde akustik blues ve electric blues şeklinde çeşitleri vardır. Ekşi sözlükde okuduğum bir yorum şöyle idi:
Tüm gün tarlada çalışan bir köle ancak göğe bakıp özgürlüğünü hatırlayarak hüzünlenir. Gök mavisinden alır adını blues
Blues stili zamanla değişsede sözler yine aynı yapıdadır. Aslında bir bakıma arabesk müziğe benzetebilir çünkü isyanın, aşkın çektirdiklerinin, polisin zalimliğinin, zor zamanların kısacası kafa dağıtmanın müziğidir. Vokalden genelde “oooohhh” “uuuuhhh” veya diğer uzayan ve efkar belirten nidaları duyabiliriz. Tabi modern Blues’un gelişimi ile zor günlerin sözleri yerini günümüzün ekonomik ve diğer modern kaygılara bırakmıştır. Ama yinede keyifli ve eğlenceli yapılmış çalışmalarda yok değil. Blues günümüzün bir çok müzik türüne yol açmıştır Rock veya Metal müzik gibi ama tabiki şu an Rock ve Metalin bazı istisnalar hariç Blues ile alakası yoktur. İşte o istisnalardan Beatles, Led Zeppelin, Jimi Hendrix Dire Straits, Pink Floyd zaten geleneği devam ettirip bir çok çağdaş lezzetler sunmuşlardır.
Bir kadın bir erkeği terk etmeseydi, blues doğmazdı
Özellikle mızıka büyük bir rol üstlenir adeta ahenk katar hatta kesnilikle diyebilirimki mızıka dünayada belkide en iyi bu müzik türü ile kullanılıyordur. Elektro gitarı kullanmanın belli kalıpları kuralları vardır ki bazen mesela klasikleri dinlerken mızıka ile elektro gitarın birbirine karıştığını bile hissedip “bu çalan gitar mı mızıka mı lan” diyebilirsiniz o derece ahenkli bir uyum yani. Yine kimi üstadlar piyano ile de harmanlar ve ortaya değişik tadlar çıkarırlar. Benim bazen yaptığım şeyi sizinde denemenizi şiddetle tavsiye ederim; Blues dinlerken sadece bir kaç dakika gözlerinizi kapatın, beyninizi boşaltın, etraftaki herhangi bir şeyle veya kökten dünya ile ilişkinizi kesip sadece müziğin tınılarına kulak verin işte o zaman anlatılması zor bu duyguyu tadacaksınız. Mesela ben şu an bu yazıyı yazarken blues dinliyorum ve dönüp baktığımda “ulan bu yazıları ben mi yazdım?” diyebiliyorum. Sürekli birşeyler üreten kişiler veya tasarımcılar için ilham verici olabiliyor denemekte fayda var.
İnsanı iki şey blues’a iter; ya açsındır ya da sırılsıklam aşıksındır. ~ Muddy Waters
Az sonra bir kaç tane örnek vereceğim güzel parçalardan üstadlardan ama şimdi tahminimce dinleyenlerin bir kısmı “ne lan bu anasını satıyım metal müzik bu kafa sallayanların müziği” diyecekler bunun üzerine bende o vatandaşlara derhal bu sayfayı kapatıp hızla uzaklaşın bu siteden diyorum. Tamam biraz sert olabilir ama metal müzikle veya rock müzik ile karıştırılmaması gerekir zira bu tarz için gitarlar veya çeşitli enstrümanlar bile özel yapılır ihtiyaca göre.
Blues, bir yakarış, bir pişmanlık, bir ibadettir. Işığı görenlere bahşedilmiş ortak bir dildir.
Sonuç olarak diyeceğim odur ki; bunalımda mısınız? işler tıkırında gitmiyor mu? sevgilinizden mi ayrıldınız? Alacaksınız mp3 çalarınızı yükleyeceksiniz Blues arşivini ondan sonra böyle güneşin batışını gören bi mekana gidip (mümkünse şehirden uzak olsun bağ bahçe veya en babası sahil kenarı) uzanacaksınız kendinizi akışa bırakacaksınız saatlerce günlerce orada kalmayı dileyeceksiniz.
Bir kaç tane örnek verelim bari Blues’u sevdirmek adına (aslında bir sonraki yazımda üstadları ve klasik parçalarını tanıtırken vermek istiyordum ama dayanamadım yazcam bir iki tane)
Gary Moore - Still Got The Blues (video), Oh Pretty Woman (video)
B.B. King - The Thrill Is Gone (video), Sinner’s Prayer (kesinlikle dinleyin) (video)
Stevie Ray Vaughan - The Sky Is Crying (video)


Gary Moore,Aretha Franklin,B.B. King dinlememiş olan varsa direk atlasın balkondan. Hep hayalimdir altımda 85 model Bmw 3 serisi, kasetçalarda ya Gary Moore çalıyordur ya da AC/DC.(Bu arda kafiyeli de olmuş çaktırmadan
)
Emre..! Dostum yine döktürmüş..! Bu yazı da sanırım içine döktüklerinin dışa vurumu olmuş..Burada blues sadece bi araç olmuş sana.. Başarılının devamını dilerken, yazılarının takipçisi olduğumu da söylemeden geçemiycem..
FAN OF LOWRİDERSSSSSSSSS
Evet Serdar yazının altında yatan gerçekleri anlayabildin. Tebrikler valla ne yalan söyleyim beklemiyodum birinin çıkıp bunu diyeceğini.
Blues dinleyen Türk gençlerini görmek güzel. Diyceksiniz ki niye güzel? Bende blues&jazz manyağı biriyim yaş 22 ama müzik listemin yüzde 65 ini blues yüzde 25 ini jazz birazda rock parçalar oluşturur
Ne istatistik değil mi
Bluesun tanımını ancak bu kadar güzel yapabilir bir insan ne diyelim içerik güzel, yazı güzel tebrikler.
Yorum için teşekkürler “Blues Dinleyen Kiraz”. Bende 20 yaşındayım inan blues’un yaş ile ilgisi yok her yaştan kitlesi var. Ancak Türkiyede gerktiği yerde değil bence. Türkiye’de Yavuz Çetin en bilinen isimlerdendi ama o da göçtü gitti. Bana göre Türkiye blues’a Türkçe fazla örneği olmadığı için fazla alışamadı. Bu arada ingilizce adını hatırlayamadım “Kızma be birader” isminde bir film vardı. 3 mahkum hapisten falan kaçıyodu. Bence tamamiyle blues’un doğuş zamanlarını anlatan bir filmdir tavsiye ederim.
@lowriderx
Haklısın yaşla ilgisi yok. Ben bir müzik türünün tutulması fazla örneği olması gerektiğini düşünmüyorum. Örneğin bugün kime sorsak operayı bilir ya da duymuştur veya klasik müziği sorsak “evet duydum” der ama dinler mi? Ya da kaçı dinler? İnsanın dinlediği müzik hayat felsefesini yansıtır.
İnsanlar kendini bulduğu şeyi dinliyor bence.